Mobil uygulamamız yayında! Konya gündeminde haberdar olmak için indirin.

İndir
Menü
Konya
...
ADANA
ADIYAMAN
AFYONKARAHİSAR
AĞRI
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
ISPARTA
MERSİN
İSTANBUL
İZMİR
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
KAHRAMANMARAŞ
MARDİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
ŞANLIURFA
UŞAK
VAN
YOZGAT
ZONGULDAK
AKSARAY
BAYBURT
KARAMAN
KIRIKKALE
BATMAN
ŞIRNAK
BARTIN
ARDAHAN
IĞDIR
YALOVA
KARABÜK
KİLİS
OSMANİYE
DÜZCE
—
—

"Yüzdeki kızarıklık sadece hassas cilt olmayabilir"

Yaz sonunda yüzde artan kızarıklık, yanma ve hassasiyet şikâyetlerinin kronik bir deri hastalığı olan rozaseanın (gül hastalığı) belirtisi olabileceğini söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr

Yayınlanma Tarihi: 04.08.2026 11:31
|
"Yüzdeki kızarıklık sadece hassas cilt olmayabilir"

Yaz sonunda yüzde artan kızarıklık, yanma ve hassasiyet şikâyetlerinin kronik bir deri hastalığı olan rozaseanın (gül hastalığı) belirtisi olabileceğini söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Gül Şekerlisoy Tatar, "Tekrarlayan yüz kızarıklığı, belirginleşen kılcal damarlar ve yanma hissi ihmal edilmemeli. Erken tanı ve kişiye özel tedaviyle hastalık kontrol altına alınabilir" dedi.


Yaz aylarında güneş ışınları, sıcak hava ve çevresel faktörlerin etkisiyle ciltte ortaya çıkan kızarıklık ve hassasiyet şikâyetlerinin arttığını belirten Liv Hospital Samsun Dermatoloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Gül Şekerlisoy Tatar, bu belirtilerin yalnızca hassas cilt olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek rozasea hakkında bilgi verdi.



"Rozasea kronik bir cilt hastalığıdır"


Halk arasında ’gül hastalığı’ olarak bilinen rozaseanın; yüzde kalıcı veya tekrarlayan kızarıklık, ani sıcaklık hissi, yanma, batma, hassasiyet, kaşıntı, belirginleşen kılcal damarlar ve zaman zaman akneye benzeyen kabarıklıklarla seyreden kronik inflamatuvar bir deri hastalığı olduğunu belirten Uzm. Dr. Tatar, hastalığın gelişiminde bağışıklık sistemi, deri bariyeri, sinirsel ve damar yapılarındaki aşırı yanıt ile çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığını söyledi.



"Demodex yoğunluğu alevlenmeyi tetikleyebilir"


Normalde insan cildinde düşük yoğunlukta bulunan Demodex isimli mikroskobik akarların bazı hastalarda rozaseanın gelişimine ve alevlenmesine katkıda bulunabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Tatar, "Demodex yoğunluğunun artması deri bariyerinde bozulmaya ve bağışıklık sisteminin uyarılmasına katkı sağlayabilir. Bunun sonucunda yüzde kızarıklık, yanma, batma, kaşıntı ve hassasiyet gelişebilir. Ancak Demodex tek başına rozaseanın nedeni değildir" dedi.



"Gözleri de etkileyebilir"


Rozaseanın yalnızca ciltte görülmediğine dikkat çeken Uzm. Dr. Tatar, "Demodex kirpik köklerinde de bulunabildiği için kirpik diplerinde kepeklenme, göz kapaklarında kaşıntı, gözde yanma, batma, kuruluk ve yabancı cisim hissi gelişebilir. Bu belirtiler zaman zaman alerjik göz hastalıklarını taklit edebilir. Rozaseaya eşlik eden göz bulgularının erken fark edilmesi önem taşımaktadır" diye konuştu.



"Tedavi kişiye özel planlanıyor"


Rozasea tanısının ekseriyâ dermatolojik muayene ile konulduğunu belirten Uzm. Dr. Tatar, dermoskopi yöntemiyle ciltteki damar yapılarının ve Demodex ile ilişkili bulguların değerlendirilebildiğini söyledi. Gerektiğinde yüzeysel deri örneklerinin mikroskop altında incelenerek Demodex yoğunluğunun araştırılabildiğini ifade eden Uzm. Dr. Tatar, tedavinin ise hastalığın baskın bulgularına göre planlandığını belirtti.


Demodex yoğunluğunun arttığı veya iltihaplı kabarıklıkların eşlik ettiği hastalarda uygun topikal ya da sistemik tedavilerin uygulanabildiğini aktaran Uzm. Dr. Tatar, kalıcı kızarıklık ve belirgin kılcal damarların ön planda olduğu hastalarda ise lazer ve ışık temelli uygulamaların tedavinin önemli bir parçasını oluşturduğunu söyledi.



"Günlük cilt bakımı tedavinin önemli bir parçası"


Rozasea tedavisinde günlük cilt bakımının en az medikal tedaviler kadar önemli olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Tatar, "Yüzü sert sabunlarla yıkamak, lif veya kese kullanmak ve yoğun peeling uygulamaları yapmak cilt bariyerini bozarak şikâyetleri artırabilir. Nazik temizleyiciler kullanılması, düzenli nemlendirme ve güneşten korunma tedaviyi destekleyen temel uygulamalardır" dedi.



"Kişisel tetikleyiciler belirlenmeli"


Güneş, sıcak hava, ani ısı değişiklikleri, alkol, acılı yiyecekler, fermente veya mayalı ürünler ile kişiye özgü bazı besinlerin rozasea belirtilerini artırabileceğini belirten Uzm. Dr. Tatar, "Her besin herkeste aynı etkiyi oluşturmadığı için gereksiz besin kısıtlamaları yerine kişisel tetikleyicilerin belirlenmesi daha doğru bir yaklaşımdır" ifadelerini kullandı.



"Tekrarlayan yüz kızarıklığını önemseyin"


Yüzde yalnızca akne benzeri kabarıklıkların değil; tekrarlayan kızarıklık, ani yanma, batma, hassasiyet, kaşıntı veya kirpik diplerinde kepeklenme gibi belirtilerin de dermatoloji muayenesini gerektirebileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Tatar, "Erken dönemde doğru tanı ve kişiye özel tedaviyle hastalığın kontrol altına alınması ve yaşam kalitesinin artırılması mümkündür" diyerek sözlerini tamamladı.

İHA Haber Ajansı


Yorum Yap

0/1000 karakter
Tüm alanlar zorunludur. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.

Yorumlar

0
Yükleniyor...

Yorumlar yükleniyor...