Mobil uygulamamız yayında! Konya gündeminde haberdar olmak için indirin.

İndir
Menü
Son Dakika :
Konya
...
ADANA
ADIYAMAN
AFYONKARAHİSAR
AĞRI
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
ISPARTA
MERSİN
İSTANBUL
İZMİR
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
KAHRAMANMARAŞ
MARDİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
ŞANLIURFA
UŞAK
VAN
YOZGAT
ZONGULDAK
AKSARAY
BAYBURT
KARAMAN
KIRIKKALE
BATMAN
ŞIRNAK
BARTIN
ARDAHAN
IĞDIR
YALOVA
KARABÜK
KİLİS
OSMANİYE
DÜZCE

Sabrın mürekkeple imtihanı; hattatın ’mürekkep yalatan’ yolculuğu

Geleneksel yazı sanatının yaşayan ustalarından Hattat İlkay Kanar, 28 yıllık sanat hayatının perde arkasını araladı

Yayınlanma Tarihi: 02.05.2026 10:36
|
Sabrın mürekkeple imtihanı; hattatın ’mürekkep yalatan’ yolculuğu

Geleneksel yazı sanatının yaşayan ustalarından Hattat İlkay Kanar, 28 yıllık sanat hayatının perde arkasını araladı. Kanar, kağıdın bir yıl süren hazırlık evresinden zemzemle dövülen mürekkebe ve kalem yongalarının hazin vasiyetine kadar hat sanatının bilinmeyenlerini anlattı.


Yazı sanatına 28 yılını veren ve 67 çeşit yazı stilinde maharet sahibi olan Edirneli Hattat İlkay Kanar, bu kadim sanatın bilinmeyenlerini anlattı. Sanatın sadece estetik bir kaygıdan ibaret olmadığını vurgulayan Kanar, "Hattatlık bir İslam sanatıdır; icazet sadece kaleme değil, hattatın ahlakına verilir" diyerek sanatın manevi boyutuna dikkat çekti.



Kağıdın ’ahar’ ile imtihanı tam bir yıl sürüyor


Hattatlıkta kullanılan malzemelerin tamamen doğal ve el işçiliğiyle hazırlandığını belirten Kanar, sıradan bir kağıdın yazılabilecek bir eser yüzeyine dönüşme sürecini anlattı. Asitsiz kağıtların önce çay, kahve ve bitki özleriyle boyanarak eskitildiğini ifade eden Kanar, yüzeye sürülen nişastanın pişirilip bir gün bekletildiğini, ardından yumurta akı ve şap ile hazırlanan karışım sürülerek ’aharlama’ işlemi yapıldığını kaydetti. Kanar, bu işlemler bittikten sonra kağıdın yazıya hazır hale gelmesi için en az bir yıl, tercihen bir buçuk yıl dinlenmesi gerektiğini belirtti.



"Çok mürekkep yaladım" sözünün gerçek hikayesi


Halk arasında "Çok okudum, tecrübeliyim" manasında kullanılan "Çok mürekkep yaladım" deyiminin aslında bir özeleştiri olduğunu ifade eden Kanar, bu doğru bilinen yanlışın hikayesini şu sözlerle paylaştı: "Yazının sonuna gelmişken mürekkep kağıda damlarsa, hiçbir kimyasal kullanamazsınız. O hatayı dilinizle yalayarak temizlersiniz. Bu yüzden ’Çok mürekkep yaladım’ demek, aslında ’Ben çok hata yaptım’ demektir."



20 bin tokmak darbesiyle gelen mürekkep


Eski hattatların mürekkeplerini de bizzat hazırladığını hatırlatan Kanar, duman isinin arap zamkı ve zemzem suyuyla karıştırılarak havanlarda dövüldüğünü söyledi. Her tokmak darbesinde bir zikir çekildiğini anlatan Kanar, yaklaşık 20 bin darbe vurulduktan sonra mürekkebin yüzyıllarca dayanacak o eşsiz kıvama ulaştığını ifade etti.



Masadaki ölüm hatırlatıcısı: Kalem yongaları


Hattatlığın en dramatik ve etkileyici geleneğinin kalem yongalarında saklı olduğunu belirten Kanar, 28 yıldır kalemlerini açarken biriktirdiği ahşap parçalarını masasında sakladığını söyledi. Bu geleneğin vasiyet niteliği taşıdığını vurgulayan Kanar, "Bu yongalar, hattat vefat ettiğinde naaşının yıkanacağı suyu ısıtmak için yakılır. Masamızda duran o küçük yongalar bize ölümü, dürüstlüğü ve insanca yaşamayı hatırlatır. Rant peşinde koşmamayı, yalan söylememeyi öğütleyen sessiz bir psikolog gibidirler" diye konuştu.


Yazı yolculuğunun sabır ve edep üzerine kurulu olduğunu hatırlatan Kanar, bu sanatın sadece kağıda dökülen bir mürekkep değil, ruhu terbiye eden bir yolculuk olduğunu sözlerine ekledi.

İHA Haber Ajansı


Yorum Yap

0/1000 karakter
Tüm alanlar zorunludur. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.

Yorumlar

0
Yükleniyor...

Yorumlar yükleniyor...