Mobil uygulamamız yayında! Konya gündeminde haberdar olmak için indirin.

İndir
Menü
Konya
...
ADANA
ADIYAMAN
AFYONKARAHİSAR
AĞRI
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
ISPARTA
MERSİN
İSTANBUL
İZMİR
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
KAHRAMANMARAŞ
MARDİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
ŞANLIURFA
UŞAK
VAN
YOZGAT
ZONGULDAK
AKSARAY
BAYBURT
KARAMAN
KIRIKKALE
BATMAN
ŞIRNAK
BARTIN
ARDAHAN
IĞDIR
YALOVA
KARABÜK
KİLİS
OSMANİYE
DÜZCE
—
—

Okul saldırıları sonrası çocukların korunması ve ailelerin sorumluluğu gündemde

Kahramanmaraş’ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısının ardından Manisa’da bir öğrencinin silahlı saldırı gerçekleştirmesi akran zorbalığı ve şiddet konularını yeniden gündeme...

Yayınlanma Tarihi: 23.09.2026 12:40
|
Okul saldırıları sonrası çocukların korunması ve ailelerin sorumluluğu gündemde

Kahramanmaraş’ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği okul saldırısının ardından Manisa’da bir öğrencinin silahlı saldırı gerçekleştirmesi akran zorbalığı ve şiddet konularını yeniden gündeme taşırken, çocukların korunması, ailelerin sorumluluğu ve evlerde bulunan silahların oluşturduğu risklere dikkat çeken Av. Özcan Kara, "Kahramanmaraş’taki olayla Manisa’daki olayın ikisinin ortak özelliği ailelerde bulunan silahlarla eylem gerçekleştiriliyor. Yani bunun temeli silahın evdeki varlığı" dedi.


Kahramanmaraş’ın ardından Manisa’da bir öğrencinin silahlı saldırı gerçekleştirmesi, çocukların dijital dünyada geçirdiği süre, şiddet içeriklerine maruz kalmaları ve akran zorbalığı konularıyla ilgili soruları yeniden gündeme getirdi.



"Ebeveynler çocuklarının başkalarına verdiği zararlardan kusurları olmasa bile sorumludurlar"


Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden çocukların aileleri ve öğretmen Ayla Kara’nın avukatı Av. Özcan Kara, Kahramanmaraş ve Manisa’daki okul saldırılarının ortak özelliğinin ailelerin evlerinde silahlar olduğuna vurgu yaparak, "Türk Medeni Kanunu 369. maddesi var. Bu madde der ki ebeveynler çocuklarının başkalarına verdiği zararlardan kusurları olmasa bile sorumludurlar. Yani kendileri bilmeyebilirler, kendilerinin dahili olmayabilir ama çocukları başkalarına bir zarar vermiş ise bunu tazmin etme yükümlülükleri var. Kaldı ki Türk Ceza Kanunu açısından cezai sorumlulukları var. Biliyorsunuz Kahramanmaraş’taki olayda babaya 10 kez müebbet isteniyor, anneye 22,5 yıl hapis cezası isteniyor. Dolayısıyla bunun aileye de çok büyük bir bedeli var. Şimdi iki olaya bakıyoruz. Kahramanmaraş’taki olayla Manisa’daki olayın ikisinin ortak özelliği ailelerde bulunan silahlarla eylem gerçekleştiriliyor. Yani buradaki temel şey silahın evdeki varlığı. Ailelere şunu söylüyorum. Madem evde silah bulunduruyorsunuz, bu konunun ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceği konusunda bu konuyu idrak etmeleri ve gerekli tedbirleri almaları gerekiyor. Almadıkları takdirde de kendileri ağır cezalar alabileceklerdir. Öncelikle çocuklarımızın ahlaki gelişim, eğitimi için bunları düşünmemiz lazım. Sonra da kendimiz için, kendi geleceğimiz için bu tedbirleri almamız gerekiyor" dedi.



"Çocuklarımıza sevgi, güven dolu bir ortam sunmalıyız"


Olayların tıbbi açıdan değil de toplumsal açıdan da ele alınması gerektiğini ifade eden Sular Akademi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Suna Medin Nacar, "Aile, okul, sosyal toplum; hepsi bir arada çocukların gelişimi, ergenlerin gelişimi için çok önemli rol oynamakta. Hakikaten zor zamanlar yaşıyoruz. Çünkü aileler, ebeveynler bir şekilde çağın gerisinde kaldıkları zaman çocuklarına destek olmakta zorluk yaşayabiliyorlar. Burada devletimiz, sosyal toplum grupları, örgütleri, okullarımız, rehberlik öğretmenleri, okul aile birlikleri, sağlık kuruluşları tam bir iş birliği ve bilgi alışverişi içerisinde koruyucu önlemlerle bu gibi elim olayların önlenmesinde rol oynayabilirler diye umuyoruz. Burada dijital çağda özellikle ebeveynlere çok iş düşüyor gözüküyor. Çocuklarımıza sevgi, güven dolu bir ortam sunmalıyız ve onlara rehberlikte bulunabilmek önleyici olabilir. Bu konularda okulların da aileleri desteklemesi, bilinçlendirmesi, okulun sadece çocukların eğitim aldığı bir yer değil de anne babaların da eğitim aldıkları ve çağa ayak uydurabildikleri bir yer olması önemli gözüküyor. Bu elim olayda tabii ki her seferinde dikkat çeken birçok unsur var. Bazen bu olaylar tıbbi boyuta indirgenmesi de bir risk. Burada bu olayların toplumsal yönüyle birçok açıdan ele alınması koruyucu olacaktır" diye konuştu.



"Eğitim ailede başlar"


Eğitimin ailede başladığını vurgulayan Sular Akademi Hastanesi’nden Psikolog Seda Taşhan Çelik ise, "Ülkemizde genel bir düşünce var deniliyor ki, eğitim okulda verilir, eğitim öğretim okulda verilir. Hayır, eğitim ailede başlar. Çocuk göre göre yapar. Anne, baba nasıl davranıyor, onu göre göre yapar. Bunu biz acı bir şekilde şehrimizde yaşadık. Olayın iç yüzünü gördüğümüzde zaten anlıyoruz neler olduğunu. Bir şeyin yanlış olduğunu, doğru olduğunu, nasıl davranması gerektiğini, nasıl kaşık tutmayı bile biz aileden öğreniyorsak, bir şeyin yanlış doğru olduğunu da biz aileden öğreniyoruz. Belirli bir yaşa gelen çocuk tabii ki de okula gidecek ve okuldaki o düzeni görecek. Şimdi siz çocuğunuza çok güzel eğitim veriyorsunuz, çok güzel ilgileniyorsunuz. Aman çocuğum kibar davran arkadaşına karşı işte empati kur, şöyle yap, böyle yap. Ama karşı taraftaki çocuk bunu öğrenmediyse bu sefer çatışma yaşanıyor işte. Bu sefer karşı taraf o nazik, kibar davranan çocuk akran zorbalığına maruz kalıyor. Ne oynadığı önemli ve bizim aile olarak, anne baba olarak gözlemlememiz çok önemli. Ne oynuyor bu çocuk ve bundan ne alıyor? Hani tamamen keselim, sakın oynamasın, sakın televizyona bakmasın, sakın telefona bakmasın. Böyle bir şey yok. Ama maruz kaldığı süre ne kadar fazlaysa ve içerik ne kadar ona zarar verecek durumdaysa çocuk ister istemez zihninde onu şekillendiriyor. Yaşadığımız şeyler toplumsal bir sorun ve çocuklarımızı toplum olarak korumak zorundayız. Zorunluluğumuz bu bizim. O yüzden hem toplum hem aile hem okul bu üç ayak birbirini tutmalı ve bu şekilde devam etmeliyiz" ifadelerini kullandı.

İHA Haber Ajansı


Yorum Yap

0/1000 karakter
Tüm alanlar zorunludur. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.

Yorumlar

0
Yükleniyor...

Yorumlar yükleniyor...