Mobil uygulamamız yayında! Konya gündeminde haberdar olmak için indirin.

İndir
Menü
Konya
...
ADANA
ADIYAMAN
AFYONKARAHİSAR
AĞRI
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
ISPARTA
MERSİN
İSTANBUL
İZMİR
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
KAHRAMANMARAŞ
MARDİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
ŞANLIURFA
UŞAK
VAN
YOZGAT
ZONGULDAK
AKSARAY
BAYBURT
KARAMAN
KIRIKKALE
BATMAN
ŞIRNAK
BARTIN
ARDAHAN
IĞDIR
YALOVA
KARABÜK
KİLİS
OSMANİYE
DÜZCE
—
—

TBMM Başkanı Kurtulmuş, TÜRKPA 15. Genel Kurulu’nda konuştu:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, TÜRKPA 15. Genel Kurulu’nda "Uluslararası kurallar şekillenirken Türk dünyası olarak ortak görüşler geliştirmeli; insanı merkeze alan, adil ve kap...

Yayınlanma Tarihi: 20.10.2026 12:30 Güncelleme: 20.10.2026 12:44
|
TBMM Başkanı Kurtulmuş, TÜRKPA 15. Genel Kurulu’nda konuştu:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, TÜRKPA 15. Genel Kurulu’nda "Uluslararası kurallar şekillenirken Türk dünyası olarak ortak görüşler geliştirmeli; insanı merkeze alan, adil ve kapsayıcı bir yaklaşımın güçlenmesine katkıda bulunmalıyız" dedi.


Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Kırgızistan Parlamentosunun ev sahipliğinde Irıs Ordo Kongre Merkezi’nde "Yapay Zeka ve Teknolojik İlerleme Çağında Türk Dünyasında Parlamenter İşbirliği" temasıyla gerçekleştirilen Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) 15. Genel Kurulu’na katıldı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada, bugünkü toplantılarla TÜRKPA Dönem Başkanlığını devralan Kırgızistan Jogorku Keneş Başkanı Marlen Mamataliev’i tebrik ederek başarılar dilerken, Dönem Başkanlığını devreden Kazakistan Kurultay Başkanı Aybek Dadebay’a başarılı çalışmaları ve TÜRKPA’ya katkılarından dolayı teşekkür etti. Dünyada büyük altüst oluşların yaşandığı, küresel sistemin de kurumları, kuralları ve kavramlarıyla çöküşe geçtiği bir dönemin hemen başında olunduğunu dile getiren Kurtulmuş, siyasi ve ekonomik güç dengeleri yeniden şekillenirken, çok merkezli bir yapıya hızla ilerlendiğini ifade etti. Bilim ve teknolojideki gelişmelerin de hayatın tüm alanlarını köklü bir biçimde etkilediğini, değiştirdiğini söyleyen Kurtulmuş, "Sanayi Devrimiyle birlikte kol gücünün yerini makinelerin aldığı gibi, yüksek teknolojilerin öncülük ettiği süreçte sanayi ötesi dönemde beyin gücünün yerini bilgisayarlar nasıl aldıysa, şimdi ileri teknolojilerin geçerli olduğu günümüzde insanın beyni ve zihinsel kapasitesinin yerini de yapay zekanın alacağı yeni bir döneme giriyoruz" dedi.


Yapay zekanın yalnızca teknoloji dünyasının gündeminde bulunan bir konu olmaktan çoktan çıktığını ekonomiden eğitime, sağlıktan kamu yönetimine kadar pek çok alanda geleceği belirleyen stratejik bir güç halini aldığını belirten Kurtulmuş, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:


"İnsanlığın teknoloji alanında yaşadığı şimdiye kadarki gelişmeler, bu süreçlerde ön alan ve teknolojiyi yönlendiren ülkelerin yararına olmuştur. Türk dünyası olarak yeni teknolojilerin gelişmesinde geri kalmamalı, sadece taklit eden konumunda bulunmamalıyız. Dolayısıyla bugün yapay zekayı konuşmak, aynı zamanda geleceğin dünyasında nasıl bir yer edineceğimizi konuşmak demektir.


Gelecekte söz sahibi olabilmek için teknolojik gelişmeleri takip etmek tek başına yeterli değildir. Kendi insan kaynağımızı yetiştirmek, bilimsel ve teknolojik kapasitemizi artırmak, fikri mülkiyetimizi korumak ve yeni teknolojilerin hukuki ve etik çerçevesini oluşturmak mecburiyetindeyiz. Türk Dünyası olarak bu dönüşüme yön veren merkezlerden birisi olmak durumundayız. Küresel yapay zeka yönetişiminde de ortak bir ses oluşturmalıyız."


Kurtulmuş, 15 Mayıs 2026 tarihinde Türkistan’da "Yapay Zeka ve Dijital Kalkınma" temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi’nde liderlerin "Dijital Türk Dünyası" vizyonunu ortaya koyduğunu belirterek, bu ortak iradeyi parlamentoların çalışmalarıyla destekleyeceklerini vurguladı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, "TÜRKPA çatısı altında ortak bir yasal ve etik yaklaşım geliştirilmesini, parlamentolarımızın katkısıyla bir Yapay Zeka Model Kanunu hazırlanmasının değerlendirilmesini bizler de faydalı buluyoruz" dedi.


Teknolojik ilerlemeyi desteklerken insan onurunu, temel hakları, özgürlükleri ve hukukun üstünlüğünü korumanın ortak sorumlulukları olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:


"Ortak dil ve alfabe konusu Türk dünyasının bilimsel ve kültürel yakınlaşmasını sağlayacak en önemli unsurların başında gelmektedir. Bu konuda çalışmalarımızı artırmalı, ortak dil kullanımını özendirmeli ve gerçekleştirmeliyiz. Türk dilleri alanında, ortak kültürel birikimimizi esas alan büyük dil modelleri üzerinde birlikte çalışmak, Türk dillerinin dijital dünyadaki varlığını ve teknoloji kapasitemizi güçlendirecek önemli unsurlardan birisi olacaktır. Yapay zekanın sunduğu imkanların yanı sıra dezenformasyon, sahte içerikler ve seçim güvenliği bakımından ortaya çıkardığı riskleri de birlikte değerlendirmek durumundayız.


Türkiye’de yapay zeka alanında insan kaynağımızı geliştirmeye, araştırma kapasitemizi güçlendirmeye ve teknolojinin kamu yönetimi ile toplumsal hayatımıza katkısını artırmaya yönelik çalışmalar yürütmekteyiz. 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ve TBMM bünyesinde yürütülen çalışmalarımız bu yaklaşımımızın somut örnekleridir."


Türk dünyasının genç ve dinamik nüfusunun en büyük zenginliklerden biri olduğunun altını çizen Kurtulmuş, teknoloji festivalleri ve genç araştırmacı değişim programlarıyla ortak bir yetenek havuzunun oluşturulması gerektiğini söyledi. Kurtulmuş, Genç Parlamenterler Grubunun da bu gündeme katkı sunmasını beklediklerini kaydetti. TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Uluslararası kurallar şekillenirken Türk dünyası olarak ortak görüşler geliştirmeli; insanı merkeze alan, adil ve kapsayıcı bir yaklaşımın güçlenmesine katkıda bulunmalıyız" dedi.



İsrail’in Filistin’deki soykırımı ve insanlık dışı saldırıları


İçinden geçilen bu dönemi yalnızca teknolojik dönüşüm üzerinden değerlendiremeyeceklerini belirten Kurtulmuş, dünyanın farklı bölgelerindeki savaşların, çatışmaların ve insani krizlerin uluslararası sistemin ciddi sınamalarını ortaya koyduğuna dikkati çekti. Özellikle Filistin’de yaşananların, insanlık cephesinin ortak vicdanı ve uluslararası sistem açısından ağır bir sınav olmaya devam ettiğini dile getiren Kurtulmuş, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:


"Gazze’de 3 yılı aşan soykırımın durması, kalıcı bir ateşkesin sağlanması, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve yeniden imar sürecinin başlatılması hiç şüphesiz uluslararası sistemin en önemli önceliklerinden birisi olmak mecburiyetindedir. Ancak Gazze’ye odaklanırken aynı şekilde Batı Şeria’da da siyonist İsrail rejiminin soykırımcı tavırları devam etmekte, yasa dışı yerleşimciler oralardaki yerleşimlerini genişletmekte, Filistinlilere yönelik her türlü şiddet uygulanmaya devam etmektedir. Hepinizin izlediği gibi bu şiddetin içerisinde Filistinli zeytin üreticilerinin zeytin hasadını yapmalarına bile müsaade etmeyen, atadan babadan kalma ağaçlarını söküp atan anlayışı lanetlediğimizi bir kere daha buradan ifade etmek istiyorum. Ayrıca Batı Şeria’da uygulanan, Filistinlilerin yerlerine el konulması ve arazilerinin ilhak edilmesi de asla kabul edilemez. Türkiye olarak 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, coğrafi bütünlüğe sahip, bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasını adil ve kalıcı bir barışın temel şartı olarak görüyoruz. Ancak üzülerek ifade etmek isterim ki eğer dünya bu sessizliğine devam ederse bir müddet sonra üzerinde herhangi bir bağımsız devletin kurulabileceği Filistin toprağı da kalmayacaktır. Dolayısıyla parlamenter diplomasi yoluyla hakkı, adaleti ve insan onurunu merkeze alan adil bir uluslararası sistemin tesisine katkıda bulunmak hiç şüphesiz parlamenter faaliyetlerimizin de en önemli konularından birisidir.


Tüm insanlığın yaşadığımız dönemin haksızlıklarından, çifte standartlarından, savaş suçlarından, insanlık suçlarından, çatışma, gerilim ve yoksulluklarından kurtulabilmesinin yegâne yolu ise yeni, adil, hakkaniyetli bir dünya sisteminin kurulmasından geçmektedir. Tarihi boyunca hakkı ve adaleti toplumsal düzeninin merkezine almış olan Türk milleti olarak hiç şüphesiz bu sorumluluk bugün de hepimizin omuzlarındadır."



Antalya’daki COP31 Toplantısı


TBMM Başkanı Kurtulmuş, iklim değişikliğinin ise ortak sınamalardan bir diğeri olduğunu söyledi. 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e Türkiye olarak ev sahipliği yapacaklarını hatırlatan Kurtulmuş, bu kapsamda 16 Kasım 2026 tarihinde Parlamentolar Arası Birlik (PAB) ile TBMM’nin ortaklaşa gerçekleştireceği toplantıya da mevkidaşlarına davetini iletti.


Parlamentoların iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesine, gerekli yasal çerçevelerin geliştirilmesine ve alınan kararların uygulanmasına sağlayacağı katkıların büyük önem taşıdığına inandığını söyleyen Kurtulmuş, "Türk dünyası olarak yeşil dönüşüm, temiz enerji ve iklim teknolojilerinde tecrübemizi paylaşmalı; yapay zekanın enerji verimliliği, afet yönetimi ve sürdürülebilir üretim alanlarındaki imkânlarından birlikte yararlanmalıyız" ifadesini kullandı.



Türk dünyasının potansiyeli


Türk dünyasının, ekonomik kapasitesi, doğal kaynakları ve Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan stratejik konumuyla önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Kurtulmuş, bugün Türk Devletleri Teşkilatı’nın üye ve gözlemci devletleri olarak, 180 milyonu aşan nüfusu ve 2,4 trilyon doları aşan ekonomik büyüklüğüyle önemli bir kapasiteye sahip olduklarını belirtti. Potansiyel katılımlarla bu nüfusun 300 milyona ulaşmasının an meselesi olduğunu söyleyen Kurtulmuş, bu potansiyeli ticaret, yatırım ve üretim bağlantılarını güçlendirerek daha ileri taşıyarak; lojistik, enerji arz güvenliği ve dijital bağlantısallık alanlarında işbirliğini derinleştirmek durumunda olduklarını ifade etti.


TÜRKPA’yı yalnızca parlamentoları bir araya getiren bir platform olarak değil, Türk dünyasının ortak geleceğinin her boyutunu inşa eden müşterek meclis olarak kabul ettiklerini belirten Kurtulmuş, bu çalışmaların, ortak ihtiyaçlara ortak çözümler geliştirilmesine ve yasama iş birliğinin güçlendirilmesine imkan sağlayacağını kaydetti.



Terörsüz Türkiye süreci


Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de bilgiler veren Kurtulmuş, "Geçtiğimiz yıl TBMM’de oluşturduğumuz bir komisyon marifetiyle, bütün siyasi partilerin katılımıyla fevkalade güçlü bir müzakere sürecini gerçekleştirdik. Toplumun farklı kesimlerinden herkesin gelip katıldığı, görüşlerini dile getirdiği bir müzakere sürecini uzun bir süre sürdürdük ve sonunda partilerden katılan 50 milletvekilimizin tamamına yakınının kabulüyle fevkalade olumlu bir raporu ortaya koyduk. Ardından da TBMM, bu sene 10 Ağustos tarihinde 467 milletvekilinin evet oyuyla, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülen en yüksek kabul oyuyla ortak bir yasayı kabul etti. Böylece Türkiye’de terör örgütünün kendisini feshetmesi ve silahsızlanmasıyla birlikte Türkiye’nin tam manasıyla terörsüz bir ülke haline gelmesi ve bunun da başta Suriye ve Irak olmak üzere bütün bölge ülkelerimizi etkileyerek terörsüz bir bölgeye doğru yol alınmasını sağlayacak fevkalade ciddi siyasi ve hukuki bir altyapıyı hazırladık. Ümit ediyorum ki en kısa süre içerisinde artık ne Türkiye’de ne de bölgemizde terörden söz edilecek; birlikten, beraberlikten, kardeşlikten ve ortak hedeflerden söz edilecektir" ifadelerini kullandı.



"Özbekistan ve Türkmenistan’ın TÜRKPA çatısı altında asli yerlerini almalarını bekliyoruz"


Türk dünyasında parlamenter işbirliğini, genel işbirliği süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini belirten Kurtulmuş, bu çerçevede TÜRKPA’nın, Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere diğer işbirliği kuruluşlarıyla eş güdüm içinde çalışmasını, parlamenter diplomasi ile hükümetler arası işbirliğinin birbirini tamamlamasını öngördüklerini ifade etti.


Kurtulmuş, "Özellikle kardeşimiz Özbekistan ve Türkmenistan’ın en kısa zamanda TÜRKPA çatısı altında asli yerlerini almalarını bekliyoruz. Açıkça söyleyeyim, Özbekistan’ın ve Türkmenistan’ın olmadığı TÜRKPA aslında topaldır, bir ayağı sakattır. Bir an evvel Özbekistan’ı ve Türkmenistan’ı aramızda görmek istiyoruz" dedi.


Anlayışlarının birlik ve ortak hedefler etrafında buluşabilmek olduğunu ifade eden Kurtulmuş, değerlendirmesinde şunları kaydetti:


"Gözlemci üyelerimiz Macaristan ve Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de çalışmalarımızda daha etkin ve daha güçlü bir şekilde yer alması hiç şüphesiz birliğimizi kuvvetlendirecektir. Dünyanın ve bölgemizin önemli değişimler yaşadığı bu konjonktürde 30 Ekim 2026’da Ankara’da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi’nin ortak hedef ve işbirliğimizi daha da ileriye taşımasını temenni ediyorum. Ortak mirasımızı geleceğe taşımak ve Türk dünyasının yeni dönemin en güçlü merkezlerinden birisi haline gelmesi hepimizin ortak hedefi ve sorumluluğudur. Teknolojiyi insanın hizmetine sunan, her alanda güçlü ve etkili Türk dünyasını birlikte inşa edeceğiz. TÜRKPA’nın parlamentolarımız arasındaki işbirliğini ileri taşıyan, ortak meselelerimize çözüm üreten ve somut sonuçlar ortaya koyan güçlü bir platform olmaya devam edeceğine inanıyorum. 15. Genel Kurulumuzun hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ediyor, nazik ev sahiplikleri için Kırgızistan’a bir kez daha teşekkür ediyorum."

İHA Haber Ajansı


Yorum Yap

0/1000 karakter
Tüm alanlar zorunludur. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.

Yorumlar

0
Yükleniyor...

Yorumlar yükleniyor...