Mobil uygulamamız yayında! Konya gündeminde haberdar olmak için indirin.

İndir
Menü
Konya
...
ADANA
ADIYAMAN
AFYONKARAHİSAR
AĞRI
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
ISPARTA
MERSİN
İSTANBUL
İZMİR
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
KAHRAMANMARAŞ
MARDİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
ŞANLIURFA
UŞAK
VAN
YOZGAT
ZONGULDAK
AKSARAY
BAYBURT
KARAMAN
KIRIKKALE
BATMAN
ŞIRNAK
BARTIN
ARDAHAN
IĞDIR
YALOVA
KARABÜK
KİLİS
OSMANİYE
DÜZCE
—
—

Yozgat’ta kozalağın reçeli ve sirkesinden sonra şimdi de turşusu yapıldı

Yozgat’ta yaşayan Yasin Ali Er ve Muteber Hatun Er çifti, aradıkları şifayı doğada buldu

Yayınlanma Tarihi: 16.06.2026 09:48
|
Yozgat’ta kozalağın reçeli ve sirkesinden sonra şimdi de turşusu yapıldı

Yozgat’ta yaşayan Yasin Ali Er ve Muteber Hatun Er çifti, aradıkları şifayı doğada buldu. Çam kozalağından daha önce reçel ve sirke üreten Muteber Hatun Er, inovatif bir adıma daha imza atarak kozalak turşusu yaptı. Özellikle akciğer rahatsızlıklarına iyi geldiği bilinen kozalak formüllerini çeşitli baharatlarla zenginleştiren Er, hazırladığı doğal ürünlerle çevresine şifa dağıtıyor.


Kimyasal ürünlerden uzak durarak doğanın sunduğu zenginlikleri mutfağına taşıyan Muteber Hatun Er, yeşil çam kozalaklarının sağlığa olan faydalarını keşfettikten sonra kolları sıvadı. Yozgat’ta doğada bulunan kozalakları önce tek tek toplayan Er, kozalak reçeli ve sirkesi üreterek işe başladı. Denediği ürünlerden olumlu sonuçlar alınması üzerine tariflerini geliştirdi. Kozalağın sert yapısını özel yöntemlerle yumuşatan ve geleneksel yöntemlerle birleştiren Er, reçel ve sirkeden sonra benzerine az rastlanır bir lezzet olan kozalak turşusunu yapmayı başardı.


"18 saat kaynatıyorum"


Özellikle solunum yolu rahatsızlıkları, astım, bronşit ve akciğer temizliği için kozalağın iyileştirici bir etkisi olduğunu belirten Muteber Hatun Er, formülünü şifalı baharatlarla da destekliyor. Muteber Hatun Er reçel üretim aşamalarından şu şekilde söz etti: "Tenceremde şu anda topladığım kozalak var. Tabi ben bunu topladım, yıkadım, sirkeli suya yatırdım. Sabaha kadar bekledi. Tekrar sudan geçirdim. Temiz suyla beraber ocağa koydum. Andız, udi hindi, çörek otu, karanfil, çakşır otu, zerdeçal, karabiber, zencefil, ardıç meyvesi, lavanta ve safran baharatlarını tenceremize aktarıyoruz. 18 saat ben bunu kaynatıyorum. İçindeki reçinesi akciğerdeki solunum yollarındaki mukusları temizliyor, kistleri yok ediyor."


"Turşudaki sarımsak ve sirke faydalarını arttırıyor"


Çam kozalağından turşu da yapan Er, "Çam kozalağının turşusunun suyu daha etkili. İçindeki sarımsak ve sirke faydalarını yukarı taşıyor. Sarımsak, bir yemek kaşığı şeker, turşu tuzu ve sirkesini koyuyoruz. İçme suyuyla dolduruyoruz. 15 gün sonra kullanabiliriz" dedi.


"Eşimin rahatsızlığı nedeniyle kozalağa başladım"


Kozalaklarla ilgili geliştirdiği tarif yolculuğunun başlangıcını anlatan Muteber Hatun Er, "Eşimin rahatsızlığı nedeniyle bu işe başladım. Kortizon kullanırken kendisinin aldığı şekiller beni üzmeye ve incitmeye başlamıştı. Ne yapalım, ne edelim derken ben bu kozalağa başladım. İlk başlarda direkt kozalak ve şeker olarak başladım. Sadece şekersiz kaynatarak suyu ile başladım. Çam ağaçlarının bütün meyve çeşitlerini kullandım. Kullanmaya başladıktan sonra eşimin nefesinde bir rahatlama oldu. Epey bir zaman devam ettik. Bunun için başka ne yapabilirim, etkisini nasıl daha çabuk çözebilirim diye düşündüm. Bitkisel baharatlar kullanmaya başladım. 1 buçuk yıl kullandıktan sonra eşime KOAH değilsin raporu verilince bu bizleri daha da mutlu etti. Eşim dolaşırken şaşırmışlar. Eşim de bunları kullandığını söyleyince ahbap, dostlara hediye etmeye başladık. Talepler çoğalınca Tarım Bakanlığı’ndan izin alarak evde üretmeye ve satışa başladık" cümlelerine yer verdi.


Rahatsızlıklarımın büyük bölümünden kurtuldum"


Yasin Ali Er ise "Hanımefendi bizim yeniden dirilmemiz için iksir yaptı diyebilirim. Bundan 10 yıl önce benden ümidi kesen dostlarım vardı. Çok şükür ayaktayım. 3-5 cümleyi peş peşe edemezken, iki tane 5’er litrelik su bidonunu marketten alıp eve getiremezken, o öksürükle beynim dışarı fırlayacakmış gibi çırpınırken artık o rahatsızlıkların büyük bölümünden kurtuldum. Elhamdülillah iyiyim. Göğüs hastalıklarım ve solunum sistemlerimle ilgili doktora gitmiyorum. Sadece polen zamanında biraz etkileşim oluyor, onun dışında iyiyim. Bizim tıp adamlarımız hekimlerimiz kesinlikle buna karşı değil. Ama onların kontrolünde alınmasında fayda var" şeklinde konuştu.

İHA Haber Ajansı


Yorum Yap

0/1000 karakter
Tüm alanlar zorunludur. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.

Yorumlar

0
Yükleniyor...

Yorumlar yükleniyor...