Mobil uygulamamız yayında! Konya gündeminde haberdar olmak için indirin.

İndir
Menü
Konya
...
ADANA
ADIYAMAN
AFYONKARAHİSAR
AĞRI
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
ISPARTA
MERSİN
İSTANBUL
İZMİR
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
KAHRAMANMARAŞ
MARDİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
ŞANLIURFA
UŞAK
VAN
YOZGAT
ZONGULDAK
AKSARAY
BAYBURT
KARAMAN
KIRIKKALE
BATMAN
ŞIRNAK
BARTIN
ARDAHAN
IĞDIR
YALOVA
KARABÜK
KİLİS
OSMANİYE
DÜZCE
—
—

İklim krizinde bağlantı hayati önem taşıyor

Vodafone Grubu, telekomünikasyon altyapısının iklim uyumu ve dayanıklılık alanındaki etkisine dikkat çeken yeni bir rapor yayınladı. Raporda, iklim değişikliğine bağlı afetlerin sıklık ve etkilerinin...

Yayınlanma Tarihi: 29.09.2026 11:27
|
İklim krizinde bağlantı hayati önem taşıyor

Vodafone Grubu, telekomünikasyon altyapısının iklim uyumu ve dayanıklılık alanındaki etkisine dikkat çeken yeni bir rapor yayınladı. Raporda, iklim değişikliğine bağlı afetlerin sıklık ve etkilerinin arttığı bir dönemde, bağlantı hizmetlerinin ve dijital teknolojilerin toplumsal dayanıklılığın sağlanmasında oynadığı kritik rol, vaka çalışmalarıyla ortaya koyuluyor.



Vodafone Grubu, Avrupa ve Afrika’daki deneyimlerinden yararlanarak bağlantının iklim direnci açısından hayati bir destek olduğunu vurgulayan yeni bir rapor yayınladı. "Bağlantı, İklim Dayanıklılığı İçin Bir Yaşam Hattı: Kesintiye Uğramış Bir Dünyada İklim Direncini Sağlamak" başlıklı yeni raporda, aşırı hava olaylarının sıklığı, şiddeti ve yol açtığı tahribatın artmasıyla birlikte bağlantının iklim direnci için kritik bir altyapı haline geldiği vurgulanıyor. Rapor, erken uyarı sistemleri ve şebeke hazırlığından acil durum müdahalesi, dijital yardım ve uzun vadeli toparlanmaya kadar mobil şebekelerin ve dijital hizmetlerin iklim direncini nasıl desteklediğini ortaya koyuyor. Dört aşamalı "Öngör, hazırlan, müdahale et ve toparlan" yaklaşımının vurgulandığı raporda, Vodafone’un faaliyet gösterdiği pazarlarda iklim dayanıklılığını destekleyen bağlantının gerçek hayattan örnekleri ele alınıyor.


COP31 öncesi küresel gündeme katkı sunuyor


Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde yayımlanan rapor, iklim değişikliğine karşı dirençli şehirler ve altyapılar oluşturulmasına yönelik küresel gündeme de katkı sunuyor. COP31’in öne çıkan aksiyon gündemlerinden biri olan dirençli altyapı yaklaşımı; enerji, ulaşım ve iletişim gibi kritik sistemlerin aşırı hava olayları ve uzun vadeli iklim riskleri karşısında kesintisiz çalışabilmesini hedefliyor. Vodafone’un raporunda yer verilen örnekler, bağlantı altyapısının iklim dayanıklılığındaki rolünü ortaya koyarken, mobil şebekelerin erken uyarı sistemlerinden afet müdahalesine kadar şehirlerin ve toplumların dayanıklılığını destekleyen hayati bir unsur olduğunu gösteriyor.


Vodafone Grubu Dış İlişkiler ve Kurumsal İlişkiler Direktörü Joakim Reiter, şunları söyledi:


"İklim kaynaklı afetler daha sık ve şiddetli hale geldikçe risk de açıkça ortaya çıkıyor. Bağlantı kesintisi yaşanırsa, uyarılar insanlara ulaşmayabilir, acil durum hizmetlerinin koordinasyonu zorlaşabilir ve topluluklar en çok desteğe ihtiyaç duydukları anda dış dünyadan kopabilir. Bu, bağlantının artık dayanıklılık açısından kritik bir altyapı olduğu anlamına geliyor. İklim şokları yaşanmadan önce bu altyapı güçlendirilmeli ki, diğer sistemler baskı altında kaldığında insanlar, hizmetler ve ekonomiler birbirleriyle bağlantılı kalabilsin."


Aşırı hava olayları 1,6 milyar insanı etkiledi


Son yıllarda önemli ölçüde artan aşırı hava olayları dünya genelinde 1,6 milyar insanı etkiledi ve yalnızca son 10 yılda 2 trilyon ABD dolarından fazla ekonomik kayba neden oldu. Bulgular, bağlantının bir aksaklık ile felaket arasındaki ya da hızlı toparlanma ile uzun süreli kriz arasındaki farkı belirleyebileceğini gösteriyor. İklim şokları yaşandığında, iletişim kurma, uyarıları alma, hizmetlere erişme ve para transferi yapma yeteneği, kamu güvenliği, acil durum koordinasyonu ve toplumsal dayanıklılık açısından hayati önem kazanıyor. Rapora göre, mobil şebekeler, risklerin öngörülmesine, temel hizmetlerin devamlılığının sağlanmasına, acil durum müdahalesinin mümkün kılınmasına ve toparlanmanın desteklenmesine yardımcı olabiliyor.


Erken uyarı, hasarı yüzde 30’a kadar azaltabiliyor


Rapora göre, erken uyarı sistemleri, tehlikelerin ortaya çıkmasının ardından ilk 24 saat içinde devreye girdiğinde, oluşabilecek zararları yüzde 30’a kadar azaltma potansiyeline sahip. Ancak bu etkinin sağlanabilmesi için uyarıların toplumun geniş kesimlerine hızlı ve kesintisiz şekilde ulaştırılması kritik önem taşıyor.


Dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri, yüzde 95’inin mobil genişbant şebekelerine erişimi ve %80’e yakınının cep telefonu sahibi olmasına rağmen, erken uyarı sistemlerinin koruması altında bulunmuyor. Elektrik kesintileri, şebeke dayanıklılığı açısından hâlâ büyük bir risk teşkil ediyor. Birleşik Krallık’ta bildirilen telekomünikasyon şebekesi olaylarının yaklaşık yüzde 25’i elektrik kesintileriyle bağlantılı. Her 5 ülkeden 2’si Ulusal Acil Durum Telekomünikasyon Planı oluşturmadı. Bu durum, kriz hazırlığı ve koordinasyonunda boşluklar oluşturuyor. Küresel iklim finansmanının yüzde 10’undan azı yerel düzeydeki iklim faaliyetlerine ulaşıyor. Bu durum, mobil para, dijital kuponlar ve dijital ödemelerin desteğin doğrudan topluluklara ulaştırılmasında oynayabileceği rolü vurguluyor.


Politika yapıcılar için öneriler


Operatör, iklim şokları öncesinde, sırasında ve sonrasında bağlantının bir yaşam hattı olmaya devam etmesini sağlamak için hükümetlerin, düzenleyici kurumların, sektör ortaklarının ve insani yardım kuruluşlarının birlikte çalışması çağrısında bulunuyor. Raporda dayanıklılığa yönelik yatırımların önünün açılması, gelişmekte olan teknolojilerin yaygınlaştırılması, afet müdahalesinin koordine edilmesi, dijital finansın uyum önlemlerine dahil edilmesi konularına öncelik verilmesi öneriliyor.


Türkiye’den örnek çalışma


Rapora göre, kuraklık, su stresi, ani su baskınları ve sel, Türkiye’nin en yaygın iklim riskleri arasında yer alıyor. Artan sıcaklıklar, değişen yağış düzenleri, kentleşme ve altyapı üzerindeki baskıların bu riskleri daha da şiddetlendirmesi bekleniyor. Temmuz 2025’te İç Anadolu’da yapılan belediye peyzaj ve yol yükseltme çalışmaları sonucu kritik öneme sahip bir Vodafone tesisi yeni yol seviyesinin önemli ölçüde altında kaldı. Tesis, 8 saat süren kesintisiz canlı operasyon boyunca herhangi bir hizmet kesintisi yaşanmadan, çelik bir platform ve geçici destekler kullanılarak iki metre yükseltildi. Böylece Vodafone, selin daha geniş çaplı kesintilere yol açmadan önce kritik bir merkezi koruyarak, aşırı hava koşullarının altyapıyı zorladığı durumlarda insanların, işletmelerin ve temel hizmetlerin güvendiği şebeke kapasitesini korumaya yardımcı oldu.

İHA Haber Ajansı


Yorum Yap

0/1000 karakter
Tüm alanlar zorunludur. Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır.

Yorumlar

0
Yükleniyor...

Yorumlar yükleniyor...