Şeker hastalığının sessiz belirtileri: Diyabet fark edilmeden ilerleyebilir

Endokrinoloji Uzm. Dr. Melek Aksu Geyik, tip 2 diyabet ve prediyabetin uzun süre belirgin şikâyetlere neden olmadan ilerleyebileceğini belirterek, günlük yaşamda sıradan görülen bazı değişikliklerin k...

Yayınlama: 07.09.2026 15:48

Endokrinoloji Uzm. Dr. Melek Aksu Geyik, tip 2 diyabet ve prediyabetin uzun süre belirgin şikâyetlere neden olmadan ilerleyebileceğini belirterek, günlük yaşamda sıradan görülen bazı değişikliklerin kan şekeriyle ilgili önemli uyarılar olabileceğini söyledi.


Diyabetin her zaman belirgin şikâyetlerle ortaya çıkmadığını ifade eden Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Endokrinoloji Uzm. Dr. Melek Aksu Geyik, özellikle tip 2 diyabet ve diyabet öncesi dönem olarak bilinen prediyabetin kişinin kendisini sağlıklı hissetmesine rağmen sinsi şekilde ilerleyebildiğine dikkat çekti.



"Kendimi iyi hissediyorum düşüncesi yanıltıcı olabilir"


Tip 2 diyabette belirtilerin yavaş ortaya çıkabileceğini belirten Uzm. Dr. Geyik, "Tip 2 diyabet ve diyabet öncesi evre olan prediyabet, uzun süre hiçbir şikâyete yol açmadan sinsi bir şekilde ilerleyebilir. Bu nedenle ‘Kendimi iyi hissediyorum, hastalanmam’ düşüncesi yanıltıcı olabilir" dedi.



Bu belirtilere dikkat


Yüksek kan şekerinin bazı kişilerde çeşitli belirtilerle kendini gösterebildiğini aktaran Geyik, aşırı susama ve sık idrara çıkma, sürekli halsizlik ve sık acıkma, bulanık görme, açıklanamayan kilo değişiklikleri, yaraların geç iyileşmesi, el ve ayaklarda uyuşma veya karıncalanma ile tekrarlayan enfeksiyonların dikkate alınması gerektiğini belirtti.



Boyun ve koltuk altındaki koyulaşma uyarı olabilir


Boyun ve koltuk altı gibi kıvrım bölgelerinde görülen kadifemsi koyulaşmaların da dikkat edilmesi gereken bulgular arasında yer aldığını belirten Geyik, bu durumun tıpta "akantozis nigrikans" olarak adlandırıldığını ve insülin direnciyle ilişkili olabileceğini ifade etti.



Kimler risk altında?


Ailesinde diyabet bulunan, fazla kilosu olan, hareketsiz yaşam süren ve ileri yaş grubunda bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Geyik, risk faktörleri bulunan kişilerin herhangi bir belirti ortaya çıkmasını beklemeden düzenli sağlık kontrollerini yaptırmasının önemine dikkat çekti. Diyabet tanısının yalnızca belirtilere bakılarak konulmadığının altını çizen Geyik, tanı ve değerlendirmede çeşitli kan şekeri testlerinden yararlanıldığına dikkat çekti. HbA1c testinin yaklaşık son üç aylık dönemdeki ortalama kan şekeri düzeyi hakkında bilgi verdiğini ifade eden Geyik, "HbA1c değerinin yüzde 5,7-6,4 arasında olması prediyabet, yüzde 6,5 ve üzerinde olması ise diyabet açısından değerlendirilmesini gerektiriyor. Kesin tanının ise hekim tarafından, gerekli testler ve klinik değerlendirme birlikte ele alınarak konulması gerekiyor" diye konuştu.



"Erken teşhis büyük önem taşıyor"


Diyabetin erken dönemde fark edilmesinin hastalığın kontrol altına alınması açısından büyük önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Melek Aksu Geyik, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve gerekli durumlarda kilo kontrolünün diyabet riskinin azaltılmasına katkı sağladığını sözlerine ekledi.

Haber Merkezi
Tv42 Haber